Geçenlerde duyduğum bir cümle zihnime çivi gibi çakıldı:
“1 Yapay Zekâ Yılı, 20 İnternet Yılına Eşit.”
Bu cümle teknik olarak tartışılabilir.
Ama anlatmak istediği gerçek oldukça net:
İnsanlığın teknolojiye uyum hızı hiç olmadığı kadar arttı.
İnternet milyonlarca insana ulaşmak için yıllara ihtiyaç duydu.
Yapay zekâ ise birkaç ay içinde milyarlarca insanın günlük hayatına girmeyi başardı. (1 yılda ai kullanıcıları sayısı İnternetin 20 yılda ulaşabildiği kullanıcı saysı kadar, HBRTürkiye).
Asıl soru şu:
Eğer değişim bu kadar hızlandıysa, biz neye dönüşeceğiz?
– Sosyal Hayatın Geleceği;
Yakın gelecekte insanların en değerli özelliği bilgi sahibi olmak olmayacak.
Çünkü bilgi artık cebimizde.
Değerli olan;
* doğru soruyu sormak,
* bilgiyi anlamlandırmak,
* güven oluşturmak,
* insan ilişkileri kurabilmek olacak.
Paradoks gibi görünse de teknoloji yükseldikçe insanlık daha değerli hale gelecek.
Çünkü yapay zekâ bilgi üretebilir.
Ama dostluk kuramaz.
Empatiyi hissedemez.
Bir insanın gözlerindeki kaygıyı fark edip omzuna dokunamaz.
Bu yüzden geleceğin en güçlü sermayesi yine insan olacak.
– Çalışma Hayatının Geleceği;
Birçok meslek kaybolacak.
Ama bundan daha önemlisi şu:
Çoğu meslek yok olmayacak, dönüşecek.
Muhasebeci yapay zekâ kullanacak.
Öğretmen yapay zekâ kullanacak.
Doktor yapay zekâ kullanacak.
Yönetici yapay zekâ kullanacak.
Asıl ayrım şurada oluşacak:
Bir tarafta yapay zekâ kullanan insanlar…
Diğer tarafta hâlâ eski yöntemlere tutunan insanlar…
Gelecekte rekabet insan ile yapay zekâ arasında olmayacak.
Yapay zekâ kullanan insan ile kullanmayan insan arasında olacak.
– İktisadın Geleceği;
Tarihte ilk kez üretim maliyetleri bu kadar hızlı düşüyor.
Bir fikir birkaç saat içinde;
* tasarıma,
* videoya,
* sunuma,
* eğitime,
* yazılıma dönüşebiliyor.
Bu da küçük ekiplerin büyük şirketlerle yarışabilmesini sağlayacak.
Belki de önümüzdeki yılların en büyük şirketleri bugün henüz kurulmadı.
Belki şu an bir genç odasında otururken dünyanın geleceğini değiştirecek fikri geliştiriyor.
Çünkü artık sermayenin yanında zekâ, öğrenme becerisi ve uyum kabiliyeti de rekabet avantajı haline geliyor.
– İnsan İlişkilerinin Geleceği;
İnsanlar iki gruba ayrılabilir.
Birinci grup:
Değişimden korkanlar.
İkinci grup:
Değişimi öğrenenler.
Tarih boyunca kazananlar geleceği tahmin edenler olmadı.
Geleceğe en hızlı uyum sağlayanlar oldu.
Bu yüzden çocuklarımıza öğreteceğimiz en önemli beceri belki de şu olacak:
Öğrenmeyi öğrenmek.
Çünkü bugün öğrendiğimiz birçok şey eskimeye aday.
Ama öğrenme becerisi eskimiyor.
– Sonuç;
Ben geleceğin nasıl olacağını bilmiyorum.
Kimse bilmiyor.
Ama şunu biliyorum:
Eğer gerçekten 1 yapay zekâ yılı 20 internet yılına eşitse…
Önümüzdeki on yıl, son yüz yıldan daha fazla değişim getirebilir.
Bu düşünce bazı insanları korkutuyor.
Beni ise heyecanlandırıyor.
Çünkü her büyük değişim, hazırlıklı insanlar için büyük fırsatlar doğurur.
Ve belki de bugün ihtiyacımız olan şey geleceği tahmin etmek değil;
Geleceği karşılayabilecek bir zihin inşa etmektir.
— Değişim Rehberi H. Gökhan Kaçivi

