Hızlı Okuma
Toggle navigation
Alıştırmalar
Alıştırma 1
Alıştırma 2
Alıştırma 3
Alıştırma 4
Alıştırma 5
Alıştırma 6
Alıştırma 7
Alıştırma 8
Alıştırma 9
Alıştırma 10
Alıştırma 11
8. Egzersiz
Bu egzersizin amacı kelimeleri hızlıca tanıyabilmektir.
Kelime gruplarının solundaki nesleye bakın, çok hızlı bir şekilde içten seslendirme yapmadan, kelimelerin tamamını görün.Anlamaya çalışmadan gözünüzü haraket ettirin.
Genç Adam,
yaşlı karı-kocanın
Evlerine
misafir olur.
75 yaşındaki
amca karısından
bir bardak
daha çay
isterken:
"Çiçeğim, bir
bardak daha
verir misin?"
der sonra da
"Peteğim,
şekersiz lütfen"
diye ekler.
Kendisine
65 yaşındaki
tatlı karısının
getirdiği
tavşan kanı
çayı alırken de
"Bebeğim,
sana çok
zahmet oldu."
der.
Genç adam,
yaşlı amcanın
karısına
kullandığı sevgi
sözcüklerinden
çok etkilenir.
"Amcacığım,
kaç yıllık
evlisiniz?"
diye sorar.
Yaşlı ama
dinç adam,
"40 seneyi
geçti evladım."
der.
Genç adam:
"Vallahi maşallah
Allah
Muhabbetinizi
arttırsın,
Sürekli çiçeğim,
peteğim,
bebeğim gibi
güzel sözlerle
hitap ediyhorsunuz
galiba..."
Yanakları
pembeleşmiş
teyze
"Doğru, bir kaç
yıldır hep
bana böyle
hitap ediyor.
deyip mutfağa
doğru yöneldiğinde
yaşlı amca,
genç adamın
kulağına doğru
eğilerek
şunları söyler:
"Şht! çaktırma,
2 sene önce
adını unuttum
hatırlayamıyorum"
Kıza Bir Partide
rastlamıştı. Harika
Bir şeydi. O gün
peşinde o kadar
delikanlı vardı ki.
Partinin sonunda
kızı kahve içmeye
davet etti. Kız parti
boyu dikkatini
çekmeyen oğlanın
davetine şarırdı, ama
tam bir kibarlık
gösterisi yaparak
kabul etti. Hemen
köşedeki şirin
kafeye oturdular.
Delikanlı öyle
heycanlıydı ki,
kalbinin çarpmasının
konuşamıyordu.
Onun bu hali
kızın da huzurunu
Kaçırdı. "Ben artık
gideyim" demeye
hazırlanırken,
delikanlı birden
garsonu çağırdı.
"Bana biraz tuz
getirir misiniz?"
dedi. "Kahveme
koymak için."
Yan masalardan
bile şaşkın yüzler
delikanlıya baktı.
"Kahveye Tuz!"
Delikanlı kıpkırmızı
oldu utançtan,
ama tuzu kahvesine
döktü ve içmeye
başladı. Kız, merakla
"Garip bir ağız
tadınız var." dedi.
Delikanlı anlattı:
"Çocukken deniz
kenarında yaşardık.
hep deniz kenarda
ve denizde
oynardım. Denizin
tuzlu suyunun
tadı ağzımdan
hiç eksilmedi.
Bu tatla büyüdüm
ben. Bu tadı çok
sevdim. Kahveme
tuz koymam
bundan. Ne zaman
o tuzlu tadı
dilimde hissetsem,
çocukluğumu, deniz
kenarındaki
evimizi ve mutlu
ailemi, hatırlıyorum.
Annemle babam
hâlâ o deniz
kenarında oturuyorlar.
Onları ve evimi
öyle özlüyorum ki."
Bunları söylerken
gözleri nemlenmişti
delikanlının. Kız
dinlediklerinden
çok duygulanmıştı.
içini bu kadar
samimi döken,
evini, ailesini bu
kadar özleyen
bir adam, evi,
aileyi seven biri
olmalıydı. Evini
düşünen, evini
arayan, evini
sakınan biri. Ev
duygusu olan biri.
Kız da konuşmaya
başladı. Onun da
evi uzaklardaydı.
Çocukluğu gibi.
O da ailesini
anlattı. Çok şirin
bir sohbet olmuştu.
Tatlı ve sıcak.
Ve bu sohbet
öykümüzün
harkulade güzel
başlangıcı olmuştu
tabii. Buluşmaya
devam ettiler ve
her güzel öyküde
olduğu gibi,
kadın, adamla
evlendi. Ve de
sonuna kadar çok
mutlu yaşadılar.
Kadın ne zaman
kahve yapsa
Adam için içine
bir kaşık tuz koydu,
hayat boyu. Onun
böyle sevdiğini
biliyordu çünkü.
40 yıl sonra, adam
dünyaya veda etti.
"ölümümden sonra aç"
diye bir mektup
bırakmıştı sevgili
karısına. Şöyle
diyordu satırlarında:
"Sevgilim, bir
tanem, lütfen beni
affet. Bütün
hayatımızı bir yalan
üzerine kurduğum
için beni affet.
Sana hayatımda bir
kere yalan söyledim
tuzlu kahvede.
İlk buluştuğumuz
günü hatırlıyor musun?
öyle heycanlı ve
gergindim ki,
şeker diyecekken
'Tuz' çıktı ağzımdan
Sen ve herkes
bana bakarken,
değiştirmeye
o kadar utandım ki,
yalanla devam
ettim. Bu yalanın
bizim ilişkimizin
temeli olacağı hiç
gelmemişti. Sana
gerçeği anlatmayı
defalarca düşündüm.
Ama her defasında
Korkudan vazgeçtim.
Şimdi ölüyorum ve
artık korkmam
için hiçbir sebep
yok. İşte gerçek.
Ben tuzlu kahve
sevmem. O garip ve rezil bir tat.
Ama seni tanıdığım
andan itibaren
bu rezil kahveyi
içtim hem de zerre
pişmanlık duymadan.
Seninle olmak hayatımın
en büyük mutluluğuydu
ve ben bu mutluluğu
tuzlu kahveye borçluydum.
Dünyaya bir daha gelsem,
her şeyi yeniden yaşamak,
ve bütün hayatımı
yeniden seninle
geçirmek isterim,
ikinci bir hayat boyu
daha tuzlu kahve
içmek zorunda
kalsam da" yaşlı kadının
gözyaşları mektubu
sırılsıklan ıslattı. Lafı
açıldığında bir gün
biri, kadına "Tuzlu
kahve nasıl bir şey?"
soracak oldu.
gözleri nemlendi kadının ve
"Çok tatlı!" Dedi.